﻿<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?><rss version="2.0"><channel><title>Mostar Dergisi</title><link>http://www.mostar.com.tr/rss.aspx</link><description>mostar.com.tr RSS</description><copyright>(c) 2011, Emsey Tech.</copyright><pubDate>23.02.2012 08:53</pubDate><language>tr-TR</language><webMaster>alikadir@emsey.com.tr</webMaster><lastBuildDate>23.02.2012 08:53</lastBuildDate><item><title>Irak: Kurulurken bölünen ülke</title><description>Irak’ta eşya tabiatına geri dönüyor. On yıllar boyunca birçok darbe, katliam, sürgün, işgal ve acı, Irak’ı “tek parça” halinde tutma uğruna gerçekleştirilmişti. Şimdi de Türkiye’yi tümüyle etkileyecek biçimde Irak’ın en az üç parçaya bölüneceği günlere doğru yaklaşıyoruz. Bundan sonraki en kanlı mücadele, “aslan payı”nı kimin alacağı noktasında yaşanacak.</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1009&amp;Sayi=47</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Liyakat elbisesinin terzileri</title><description>İdeal yönetici imgesinin peşine düşen H. Bahadır Türk, kitabında türünün en önemli kaynaklarını karşılaştırmalı okuyarak bugünün siyasetçisine de önemli bir rehber eser kazandırmış.</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1008&amp;Sayi=47</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Komedinin doğası</title><description>Zupancic Komedi: Sonsuzun Fiziği’nde yalnızca komediyi tahlil etmiyor, aynı zamanda komedinin içerisinde gizliden gizliye bir itirazın olduğunu da vurgulamaya çalışıyor…</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1007&amp;Sayi=47</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Meşrutiyet Dönemi’nde Osmanlı’nın onuru</title><description>Meşrutiyet aydınları Jöntürk’lerin İngiliz Büyükelçisi’ni karşılama töreni, sorunların artık kronik hale geldiği dönemin ahvalini çok açık bir şekilde resmediyor.</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1006&amp;Sayi=47</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>“Occupy Wall Street” ya da Amerikan rüyasının sonu</title><description>Çoğumuz 2011’i sefalet, baskı ve şiddete dayalı, artık sürdürelemez hale gelmiş küresel sistemin sonunu başlatan Arap Baharı ve ondan bağımsız, fakat onunla benzer bazı saiklerle ortaya çıkmış Wall Street baskınının yaşandığı bir devrim yılı olarak hatırlayacak.</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1005&amp;Sayi=47</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>İslam düşüncesine bakmak</title><description>Bugünün dünyasının alem tasavvurundan, dinin sosyolojik bir argüman olarak telakki edilmesine kadar sıradanlaştırılmış, kültür denilen müphem kavramın unsurlarından biri haline getirilmiş bir din algısının bizdeki çağrışımları da, hem tarihsel, hem düşünsel hem de dilsel sorunlar içeriyor.</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1004&amp;Sayi=47</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>“İslam düşüncesi” tabiri neyi anlatıyor? </title><description>İslam, Allah Teala’nın Peygamberine, O'nun da ümmetine emanet ettiği “din” olarak varlığını Ehl-i Sünnet çizgide koruyor ve sürdürüyor. Onu “düşünce”den ne kadar uzak tutarsak, o kadar muhafaza etmiş ve ona liyakatimizi ortaya koymuş oluruz.</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1003&amp;Sayi=47</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Medeniyet oluşumunda İslam düşüncesinin yeri</title><description>İslam medeniyetinin de mahallî bir kültür olan yedinci yüzyıl Mekke Arap kültürünün de İslam dini sayesinde küllileştirilmesi ile meydana geldiğini söylemek mümkün. Ancak din küllileştirme sürecini değişik boyutlarda icra etti. Bunlardan bir tanesi ve şüphesiz ki en önemlisi İslam düşüncesi.</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1002&amp;Sayi=47</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Bizzat İslam düşüncesi olarak fıkıh</title><description>Bugün geldiğimiz noktada, İslam dünyası hem dünyasını, hem ahiretini mamur etmek üzere asıl İslam düşüncesi olarak fıkhın aslî, küllî anlamını tekrar keşfetmek zorunda.</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1001&amp;Sayi=47</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Uzun süredir beklenen mezhep çatışması başladı</title><description>İran batı sınırında yumuşak başlı bir Irak’ı birçok sebepten dolayı garanti etmek isteyebilir ve bunu yapabilecek araçlara da sahip. Fakat Sünnilere ve diğer azınlık gruplarına karşı girişilen kan banyosu İran’ın çıkarlarına hizmet etmiyor. </description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1000&amp;Sayi=47</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Amerika’nın Irak işgali anlamlı bir sonuç vermedi</title><description>Irak’ta Amerika için büyük kârlar getirecek malî kaynak veya petrol kaynakları yoktu. Bilâkis, Amerikan ekonomisi işgalden ve işgal süresince büyük zarar gördü. </description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=999&amp;Sayi=47</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Bağdat'ın makus talihi</title><description>Hülagü, gözü dönmüş askerlerden müteşekkil ordusuyla Abbasi topraklarını talan ettiğinde Dicle nehrinde uzun bir müddet mürekkep aktığı rivayet edilir. Çünkü Moğol ordusu, Bağdat kütüphanelerinde bulunan on binlerce el yazması eseri -ne olduğunu bilmediklerinden olsa gerek- Dicle nehrine boca etmişti.</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=998&amp;Sayi=47</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Öne çıkanlar/Vitrin</title><description>Ayın öne çıkan kitapları.</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=997&amp;Sayi=47</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Düzenin Normalleşmesi: Yeni Türkiye</title><description>Dergimizin yazarlarından M. Mücahit Küçükyılmaz’ın yeni kitabı Düzenin Normalleşmesi: Yeni Türkiye’de yer alan “siyasal denemeler” Türkiye’nin demokratik dönüşümünü özetliyor.</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=996&amp;Sayi=47</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Arap Baharı’nda Türkiye’yi izleyin</title><description>Ortadoğu’nun bu görünümü hem Amerika hem de İran’ın iç siyasî ve ekonomik sıkıntılarını gölgede bıraktı. Eşzamanlı olarak, her ikisi de bölgede yükselmekte olan Türkiye’nin üstünlüğü karşısında gölgede kaldı. Arap Baharı’nın gerçek galibi kesinlikle yeniden dirilmekte olan Türkiye.</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=995&amp;Sayi=47</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>12 Eylül İddianamesi bugün yaşadıklarımıza da ışık tutuyor</title><description>12 Eylül darbesine karşı açılan davanın kabul edilmesi ve halen Ergenekon ile ilişkili görülen darbe teşebbüsleri davalarının görülüyor olması, Türkiye’nin demokrasisini ve hukuk devletini inşa etmesi için bir fırsat sunuyor.</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=994&amp;Sayi=47</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Zorunlu eğitim üzerine bir değerlendirme</title><description>Zorunlu eğitim süresinin 8 yıldan 13 yıla çıkarılması teorik olarak faydalı olacak gibi görünse de Türk Millî Eğitim Sistemi’nin mevcut durumunu düşündüğümüzde birçok sorunu beraberinde getireceğe benziyor. Yapılması gereken yeni bir sistem inşa etmek yerine mevcut sistemin iyileştirilmesi belki de…</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=993&amp;Sayi=47</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Gündemden</title><description>Ayın öne çıkan başlıkları.</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=992&amp;Sayi=47</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>“Hepimiz zenciyiz” diyebilmek</title><description>İnsan hakları ve en başta yaşama hakkı söz konusu olduğunda renklerin, aidiyetlerin, kimliklerin silinmesi gerekliliğini hâlâ anlamayanlar için; “Duyguların Rengi”</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=991&amp;Sayi=47</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Lübnan ve Beyrut’tan Irak ve Bağdat’a</title><description>Irak bir karmaşık çatışma ikliminin içerisine sürüklenecek olursa, bunun kısa süreli bir iç çatışma şeklinde değil, Lübnan iç savaşı benzeri uzun yıllar alacak bir savaş şeklinde tezahür edeceğini gözden kaçırmamak gerekiyor.</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=990&amp;Sayi=47</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Yakın tarihimizin toplama kampları</title><description>CHP’nin 1942 yılında Varlık Vergisi’ni icadının ardından, bu vergiyi ödeyemeyen gayr-i müslimler için tıpkı Nazi Almanya’sında olduğu gibi çalışma kampları kuruldu.</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=989&amp;Sayi=47</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>15 yıl önce Türkiye’de medya</title><description>28 Şubat 1997’de Türk siyasî literatürüne yerleşmiş olan “postmodern darbe”nin en önemli aktörlerinden biri de medyaydı. 15 yıl önce medya siyaseti ve toplumu yönlendirmede ne kadar etkin olduğunu açık bir şekilde gösterdi. Peki ya bugün?</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=988&amp;Sayi=47</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Uludere ile toplum vicdanı arasındaki bağ</title><description>Uludere’de yitirilen hayatlar insanî bir bakış açısıyla ele alınıp konuşuldukça dramatik yapısından çıkar, insanlık vicdanının bir parçası haline gelir. Tersi ise, iddiası insanlık bile olsa, insanlığın hasımlığının…</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=987&amp;Sayi=47</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Prof. Dr. Adnan Aslan: Müslüman mütefekkirler gelenekten beslenerek günümüzü okumak zorunda</title><description>“İslam düşüncesi” özellikle son 50 yıldır gündeme gelen bir kavram. İslam’ın bir “düşünce” olarak kavramsallaştırılıp kavramsallaştıramayacağı, ihtiva ettiği birtakım unsurların üzerine düşünülüp düşünülemeyeceği tartışmaları uzun yıllardır tartışıla geliyor.</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=986&amp;Sayi=47</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>“İslam düşüncesi” neyin ifadesi?</title><description>Temel kaynakları kitap, sünnet, icma ve kıyas olan İslam’a ilişkin düşünce, daha net bir ifadeyle İslam düşüncesi üzerine bugüne kadar çeşitli tartışmalar yaşandı. Büyük İslam âlimi İmam-ı Gazali ile Müslüman mütefekkir İbn-i Rüşd’ü, yani akılla inancı karşı karşıya getiren bu kavramın üzerine bugün de yine bu iki ana eksen üzerinde çok şeyler söyleniyor.</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=982&amp;Sayi=47</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Finansal küreselleşme fırsat mı tehdit mi?</title><description>Küreselleşme belirli koşul ve durumlarda güzel ve refah artırıcı bir güç olabildiği gibi belirli dönemlerde ekonomik ve sosyal yıkımlara neden olabilen karanlık bir yüze de sahip. Bu önemli politika alanının temel sorunlarına çok daha dikkatlice kafa yorup uygun bir anlayış geliştirmek gerekiyor.</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=981&amp;Sayi=45</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Küreselleşmeye nasıl bakmalı?</title><description>Küreselleşme ekonomik esaslı uluslararası ilişkilerden hayat bulan bir yeni durum olarak gündeme geldi. Peki, bugünlere gelen süreci düşündüğümüzde küreselleşmeyi nasıl değerlendirmeliyiz?</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=980&amp;Sayi=45</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Küreselleşme ve çöküş</title><description>İçerisinde bulunduğumuz küresel çağı anlamak ve anlamlandırmak için küreselleşmenin temellerini atan ve Batı medeniyetini inşa eden süreci doğru okumak gerekiyor.</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=979&amp;Sayi=45</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>1898 Balıkesir depremi karşısında Tevfik Fikret</title><description>Servet-i Fünûncuların kendilerine göre arzu ettikleri bir insan ve toplum modeli var. Toplumda radikal bir değişimi öngören bu anlayışın hareket noktası, uzun süren felsefî bir arayışın neticesinde ulaşılmış ve kapsamı belirlenmiş bir düşünce yerine toplumla yaşadığı aidiyet sorunu. Tevfik Fikret’in 1898 Balıkesir depremi üzerine yazdığı şiirde bu sorunun izlerini net bir şekilde görebiliriz</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=978&amp;Sayi=45</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Vasat olmadan aslâ!</title><description>İslamî bir vasat inşa edemediğimiz sürece, seküler Batı uygarlığının belirlediği vasatın ürettiği algılama, duyma, düşünme ve yaşama biçimleriyle hayatımızı sürdürme yanlışlığına sürüklenmekten kolay kolay kurtulamayız.</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=977&amp;Sayi=45</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Hayat hep sonradır</title><description>“Sevgileri yarınlara bıraktınız” diyen Necatigil zarafet yapıyordu herhalde. Aslında her şeyi erteleyip durduğumuzu yüzümüze vurmamak için…</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=976&amp;Sayi=45</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>İstanbul’un hatırlama bahçeleri</title><description>Cem Sökmen, Eski İstanbul Kahvehaneleri ismini verdiği kitabında, kahvehanelerin Osmanlı’ya gelişinden günümüze kadarki seyir defterini tutuyor. Sözlü kültürün hâkim olduğu, yazma eserlerin nadir bulunduğu devirlerdeki kahvehaneleri konu edinen Sökmen, okuru, Tanpınar’ın “kaç nesil ve kaç terbiye burada birleşirdi” dediği eskinin kahvehanelerinde yolculuğa çıkarıyor. </description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=975&amp;Sayi=45</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Öne çıkanlar/Vitrin</title><description>Ayın öne çıkan kitapları.</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=974&amp;Sayi=45</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>“Güzel” bir düşünce antolojisi</title><description>Küre yayınlarından çıkan Sanat ve Kuram bu güçlüğü aşmak için sunulan harika bir eser.</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=973&amp;Sayi=45</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Gündemden</title><description>Ayın öne çıkan başlıkları.
</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=972&amp;Sayi=45</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Ermeni meselesi küresel bir sorun mu?</title><description>Mostar’ın dosya konusunu çözüm arayışı içerisinde olduğumuz ve sonuçlarına fert fert maruz kaldığımız başka bir meseleye ayırdık bu ay: Küreselleşme’ye. </description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=971&amp;Sayi=45</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Hayatlar</title><description>Ne hayatlar var deriz hep. Bunu bir hakikat gibi söyler ve kendi hayatımıza döneriz. Ancak biliriz ki hayatımızın dışında ama yanında ne müthiş hayatlar var, ne hikâyeler yaşanıyor…</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=970&amp;Sayi=45</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Taksim Gezi Parkı ve yok olan bir tarih</title><description>Şimdilerde yapımı yeniden gündeme gelen Taksim Topçu Kışlası, mimarî ve tarihî değerine bakılmaksızın Henry Prost’un “Nizam Planı” çerçevesinde yıktırıldı. Topçu Kışlası’nın yerini alan Taksim Gezi Parkı ise, 20. yüzyılın en büyük ve en korkunç medeniyet kıyımlarından birinin üzerine inşa edilmiş oldu.</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=969&amp;Sayi=45</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Meşhur ‘Sahaflar Çarşısı’nın hikâyesi</title><description>Sahaflar Çarşısı geçmişin bakiyesine ev sahipliği yapması açısından oldukça önemli bir görevi ifa ediyordu. Günümüzde ise varlığı ile dahi bir kültürün izlerini taşımaya devam ediyor… </description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=968&amp;Sayi=45</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Modern edebiyatın sonu</title><description>Modern edebiyatın sonunun gelmesi, edebiyatın sonu anlamına gelmiyor, bilakis yeni bir edebî ufka işaret ediyor. Eskinin gerçekçiliği, derinliği ve içselliğinin yerini parodinin, kelime oyunlarının, pastiş ve ironinin yüzeysel bir akışkanlıkla hareket ettiği yeni bir ufka… </description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=967&amp;Sayi=45</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Edebiyat cephesinden Türkiye-Fransa ilişkileri</title><description>Türk toplumunun Batılılaşma serüveni edebiyatçılar eliyle gerçekleştirildi. Hem siyasette hem de kültür ortamında önemli bir yere sahip olan Tanzimat ve sonrası sanatçılarının en güçlü hayranlık noktası Fransız Edebiyatı’ydı.</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=966&amp;Sayi=45</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Edebiyat ödülleri ve jüriler</title><description>Geçtiğimiz ay Cezmi Ersöz’ün Balçiçek İlter’le yaptığı söyleşide dile getirdiği jürilerin kitap okumadan oylama yapıp, ödül dağıttıklarına yönelik eleştiriler oldukça yankı uyandırdı. Yaşananlar, edebiyat ödüllerinde “jüriler ne kadar yetkin?” sorusunu akıllara getiriyor.</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=965&amp;Sayi=45</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Hız çağında sosyal medya etkisi</title><description>Hız çağının anahtarı sosyal medyada; bu anahtarı elinde tutanlar, bireylerin algılarından küresel siyasete kadar hemen her alanda etkin olabilme şansını yakalıyor. Çünkü artık algı yönetiminin ana araçlarını eski tip iletişim araçları değil, dijital çağın çok çeşitli zengin araçları oluşturuyor.</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=964&amp;Sayi=45</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Müslüman entelektüeller açısından bir fırsat olarak Arap Baharı </title><description>Arap Baharı’nın üzerine İslam dünyası çok daha kapsamlı bir değerlendirmeye ihtiyaç duyuyor. Batı dünyası, İslam toplumlarında yaşanan değişim ve gelişmelerle ilgili enstitüler kurup binlerce ciltlik araştırmalar yaparken, Müslüman entelektüellerin daha sıkı çalışmaları, Arap Baharı’nın sunduğu fırsatları değerlendirmeleri gerekiyor.</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=963&amp;Sayi=45</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Prof. Dr. Suna Başak: Küreselleşme yakınların uzak, uzakların yakın olmasıdır. </title><description>Küreselleşme olarak adlandırılan bu süreç, hayatımızda yeni ihtiyaçlar ve birtakım zorunluluklar ortaya çıkarıyor. Küreselleşme olağan bir süreç mi, yoksa bir zorunluluk mu? Bu sorunun cevabını Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Suna Başak’la değerlendirdik.</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=962&amp;Sayi=45</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Küreselleşme:  Bir çıkış yolu arayışı</title><description>Küreselleşme sürecini nasıl algılamalıyız? Küreselleşme bir fırsat mı, yoksa tehdit mi? İçerisinde bulunduğumuz küresel çağda belki en başta bu sorulara cevaplar aramak gerekiyor…</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=961&amp;Sayi=45</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Öne çıkanlar/Vitrin</title><description>Ayın öne çıkan kitaplarından seçkiler... </description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=960&amp;Sayi=44</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Bir deha, bir kabadayı: Steve Jobs</title><description>Steve Jobs’un Walter Isaacson imzalı biyografisi, hayatı bir mite dönüştürülme aşamasında olan Jobs efsanesinin altını oyuyor ve ayakları yere basan, gerçekçi bir "deha" anlatısı sunuyor.</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=959&amp;Sayi=44</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Şeytan politikada gizlidir</title><description>Siyasi kutuplaşmanın her dakika yeni bir gerilim malzemesi vesilesiyle arttığı ülkemiz
için de bir akl-ı selim teneffüsü olabilir Zirveye Giden Yol. Ama iltifat görmeyeceği
muhakkak. 
</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=958&amp;Sayi=44</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item><item><title>Tasavvuf ve Şiir</title><description>Tasavvuf zıtların inkâr edici olmadığını gösterdiği gibi, şairliğin de tekâmül işi, sürekli yol üzerinde olmak olduğuna işaret ediyor.</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=957&amp;Sayi=44</link><pubDate>23.02.2012</pubDate></item></channel></rss>
